top of page

Tiflis Gezilecek Yerler: Gezi Rotası

  • Yazarın fotoğrafı: berfinozelsel
    berfinozelsel
  • 13 Kas
  • 14 dakikada okunur

GÜRCİSTAN GEZİ REHBERİ


Tiflis, Kura Nehri’nin iki yakasına yerleşmiş, hem tarihi hem modern yüzüyle büyüleyen bir başkent. Şehir, Doğu ve Batı’nın kesişim noktasında, adeta tarih ve kültür dolu bir rota.

Tiflis’in Gürcüce adı “Tblisi”, yani ılık su. Şehrin kuruluşuna dair rivayete göre; M.S. 5. yy'da av sırasında Kral’ın atmaca kuşu, sıcak suyun bulunduğu bir noktaya düşüyor. Kral burayı çok beğeniyor ve buraya bir şehir kurulmasını emrediyor. “Ilık” anlamına gelen Tbili kelimesinden yola çıkarak şehrin adını “Tblisi” yani Tiflis koyuyor.

Sanat ve kültür Tiflis’in vazgeçilmez parçaları. Her köşede bir galeriye, bir tiyatroya ya da bir müzik etkinliğine rastlamak mümkün. Özellikle Gabriadze Tiyatrosu’nun masalsı saat kulesi ve kukla gösterileri şehre ayrı bir karakter katıyor. Yıl boyunca birçok etkinliğe ev sahipliği yapan Tiflis, ekim ayında düzenlenen Uluslararası Film Festivali ile de kültür meraklılarını kendine çekiyor.

Kısacası Tiflis, Kafkasların en havalı şehirlerinden biri. Gürcistan gezisine buradan başlamak kesinlikle en mantıklı seçim! ✨


fabrika
Fabrika Tblisi

Tiflis’te Yapılacak En Güzel Şeyler 🌟


Tiflis gezmek için 2 gün ayırmanız yeterli olacaktır. Şehri gezmek için kabaca 4 bölgeye bölebilirsin, şehrin ortasından geçen Kura nehrinin alt tarafında kalan Old town bölgesi, Rustavelli Caddesi boyunca olan bölgeler ve Kura nehrinin üst kısmında kalan Avlabari ve Fabrika Tblisi bölgesi olarak sınıflayabiliriz.

Şehri gezmek için ilk başlamanız gereken bölgenin Old town olması gerektiğini düşünüyorum bu bölgeden başlayarak şehre dair bütün imajı ve tarihi kokuyu alıyorsunuz, Tiflis kafanızda yer edinmeye başlıyor. Old town bölgesinde gezilecek yerleri tamamladıktan sonra yukarı doğru şehrin ana caddesi olan Rustavelli Caddesine yürüyüş yapmanızı ve sırasıyla bu güzergahtaki gezilecek yerleri gezmenizi öneriyorum. İlk gün bu şekilde planlarsanız zaten gezilecek bir çok noktayı gezmiş oluyorsunuz 2. gün ise Kura nehrinin üst kısmında kalan bölgeleri gezip Batum'a doğru yol alabilirsiniz.


Tiflis, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin ve inançların kesişim noktası olmuş. İpek Yolu döneminden bugüne kadar süregelen bu çeşitlilik, şehrin dokusunda, mutfağında, müziğinde ve en çok da mimarisinde kendini hissettiriyor. Şehrin gerçek ruhunu anlamanın en güzel yolu, kendini sokaklara bırakmak ve yürüyerek keşfetmek. Bazen bilinçli, bazen de amaçsızca yapacağın yürüyüşlerde Tiflis’in hikâyesini anlıyorsun.

Tiflis, birçok Avrupa başkentinde olduğu gibi net çizgilerle ayrılmış bir “eski şehir merkezi”ne sahip değil. Tarihi bölge, Kura(Mtkvari) Nehri’nin her iki yakasına da yayılıyor. Bu bölge içinde Abanotubani hamamları, Avlabari (tarihi Ermeni mahallesi) ve Chugureti (eski Alman kolonileri) bulunuyor. Her biri adeta ayrı bir şehir gibi, kendi karakteri ve tarzıyla öne çıkıyor.


Old Town

Klasiklerden başlayalım; İşte Tiflis’e ilk gittiğinizde gezmeniz gereken yerler:
  • Narikala Kalesi 

  • Abanotubani Hamamları (Sülfür Banyoları) 

  • Kartlis Deda (Mother of Georgia) 

  • Eski Evler & Italian Courtyards

  • Meidan Bazaar

  • Sioni Katedrali (Sioni Church) 

  • Mtatsminda Parkı

  • Sameba Katedrali

  • Tbilisi History Museum / Karvasla Müzesi 

  • Betlemi Kilisesi ve Sokakları 

  • Jan Shardeni Caddesi ve Cotton Row 

  • Orbeliani Hamamları ve Çevresi 

Eski Şehir (Old Town)


Tiflis’i keşfetmeye başlamak için en güzel noktalardan biri kesinlikle Eski Şehir. Dar sokaklar, rengârenk balkonlu evler, küçük kafeler… Adım attıkça sanki başka bir yüzyıla yolculuk yapıyorsunuz.

Gezinize Meydan Pazarı’ndan başlayabilirsiniz. Burada hem hediyelik eşya bulabilir hem de Gürcü el sanatlarını keşfedebilirsiniz. Ardından Zion Katedrali’ne doğru yürüyün; hem iç mekân hem de dış mimarisi ile etkileyici bir deneyim sunuyor. Katedralin hemen yanında Tbilisi History Museum (Karvasla Müzesi) bulunuyor; isterseniz burayı da gezerek eski Tiflis’in tarihine küçük bir yolculuk yapabilirsiniz.

Daha sonra Cotton Row ve Jan Shardeni sokaklarını adım adım keşfedin. Bu yürüyüş, sizi şehrin dokusuna ve Eski Şehir’in canlı atmosferine iyice ısındıracak. Yürüyüş sırasında Betlemi Sokak üzerinden Narikala Kalesi’ne tırmanabilir, Tiflis’i tepeden izleyebilirsiniz. Manzara gerçekten nefes kesici!

Kaledeki turunuzun ardından Orbeliani Sülfür Banyoları’nın bulunduğu bölgeye geçip buraları da keşfedin. Ardından, Tiflis’in simgesi hâline gelmiş Kartlis Deda Heykeli’nin bulunduğu tepeye doğru yol alın. Heykeli görmek, hem şehre dair muazzam bir perspektif sunuyor hem de fotoğraf için mükemmel bir nokta. Yakınında yer alan Tbilisi Ateshgah’ı da ziyaret etmeyi unutmayın.

Tiflis’in en çok “Eski Şehir” ile özdeşleşen kısmı ise Kala yani “Kale” bölgesi. Narikala Kalesi’nin eteklerinde yer alan bu semt, zamanında surlarla çevriliymiş. Özgürlük Meydanı’nın doğusuna, nehre doğru inen daracık sokaklarıyla; ahşap balkonları, eski avluları ve yıkılmaya yüz tutmuş ama hâlâ büyüleyici evleriyle tam bir masal atmosferi sunuyor.

Old Town’daki başlıca görülmesi gereken yerleri tamamladıktan sonra rotanızı Özgürlük Meydanı ve Rustaveli Caddesi’ne çevirebilirsiniz. Burası, Tiflis’in modern yüzünü ve şehir hayatını deneyimlemek için harika bir alan.


Meydan Pazarı
Meydan Pazarı

Meidan Bazzar
Meidan Bazaar


Tbilisi History Museum (Karvasla Müzesi)
Tbilisi History Museum (Karvasla Müzesi)
Zion Church
Zion Katedrali
Zion Katedrali
Zion Katedrali

Özgürlük Meydanı


Tiflis’in kalbi diyebileceğimiz Özgürlük Meydanı, şehrin ana buluşma noktalarından biri. Meydana adım attığınızda öncelikle meydanın ortasında yükselen Kral Vakhtang Gorgasali heykeli sizi karşılar; Tiflis’in kurucusuna saygı niteliğindeki bu heykel, hem tarih hem de fotoğraf açısından ilgi çekici. Meydanın çevresinde ayrıca kafeler, mağazalar ve önemli kamu binaları bulunuyor; yürüyüş sırasında şehrin modern ve canlı yüzünü gözlemleyebilirsiniz. Eğer kısa bir mola vermek isterseniz, meydanın kuzeydoğusunda yer alan Pushkin Parkı harika bir dinlenme noktasıdır; ağaçlar, çiçekler ve banklarla çevrili bu park, hem şehir manzarasını izlemek hem de gezinin kalanını planlamak için ideal bir alan sunar. Meydan ve park kombinasyonu, Tiflis’in hem tarihini hem de günlük yaşamını hissetmek için mükemmel bir duraktır.

Özgürlük Meydanı’nın güneybatısında kalan Sololaki semti ise tam bir mimari cennet. Daha düzenli sokak planı, ihtişamlı cepheleri ve her köşede rastlayabileceğin zarif, fakat artık biraz yorgun binalarıyla özellikle fotoğraf severler için çok özel bir bölge. Bazı binaların iç kısımları da dışarıdan görüldüğü kadar etkileyici. Eğer şanslıysan süslü merdiven boşluklarını ve mozaik detaylarını da yakalayabilirsin.

📍 Favori sokaklar:

  • L. Asatiani Street

  • A. Tbileli Street

  • G. Kikodze Street

  • Vertskhli Street (Silver Street)

  • D. Chonkadze Street

  • I. Machabeli Street


Özgürlük Meydanı - Tiflis
Liberty Square

Rustaveli Caddesi


Pushkin Parkı’nda kısa bir mola verdikten sonra Rustaveli Caddesi’ni yürüyerek keşfetmeye devam edebilirsiniz. Yaklaşık 30 dakikalık bir yürüyüşle cadde boyunca hem Tiflis’in önemli kamu binalarını hem de kültürel noktalarını görebilirsiniz. Rotanız üzerinde Parlamento Binası, Tiyatro ve Opera Binası gibi ikonik yapılar yer alıyor. Cadde boyunca ayrıca birçok lüks restoran ve kafeyi göreceksiniz; Tiflis’teki bu bölgeyi, İstanbul’daki Nişantaşı’na benzetmek mümkün. Geziniz sırasında yemek için size uygun bir restoran seçebilir ve caddeyi deneyimleyerek Tiflis’in modern yüzünü yakalayabilirsiniz.

Caddeyi yürümeye devam ettikçe MoMA Tbilisi’yi göreceksiniz; modern sanat meraklıları için uğramaya değer bir durak. Rustaveli Caddesi’ni bitirdikten sonra, kısa bir yürüyüşle Dry Bridge Pazarı’na ulaşabilirsiniz. Burası şehrin en renkli noktalarından biri; antikalar, el yapımı takılar ve ilginç hediyelikler arasında dolaşmak oldukça keyifli. Cadde boyunca kafeler, tiyatrolar, sanat galerileri ve mağazalar derken, Rustaveli Caddesi tam anlamıyla Tiflis’in kültür ve sanat rotası olarak öne çıkıyor.

MoMA Tbilisi merhum Gürcü heykeltıraş Zurab Tsereteli tarafından 2012’de kendi eserlerini sergilemek amacıyla kurulmuş. Müzenin en dikkat çekici eseri olan “The Apple of Love”, 9 metre yüksekliğinde içi boş bir heykel ve dışarıdan bakıldığında oldukça gizemli bir görünüme sahip. Küçük bir kapıdan içeri girdiğinizde ise, 145 bronz rölyef paneli hayatın kökenini ve Tsereteli’nin yaratıcı dünyasını anlatıyor.



parlemento binası tblisi
Parlamento Binası-Tblisi

Tiflis Opera ve Bale Tiyatrosu & Sanat Akademisi


Rustaveli Caddesi’nde yürüyüşünüz sırasında, Gürcistan’ın en eski ve köklü sanat kurumlarından biri olan Tiflis Opera ve Bale Tiyatrosu’nu göreceksiniz. 1851’de kurulan tiyatro, şehrin kültür hayatının kalbi. 1896’da Alman mimar Victor Schroter tarafından tasarlanan altın-bordo neo-Moors cephesi ve muazzam iç dekorasyonuyla, Avrupa ve Doğu estetiğinin eşsiz bir birleşimini sunuyor. Yıl boyunca uluslararası baleler sahneleniyor; özellikle sonbahar ve kış aylarında programı kontrol edip TKT.GE üzerinden bilet alabilirsiniz. Fiyatlar yalnızca 10 GEL’den başlıyor. Sukhishvili gibi dünyaca ünlü Gürcü ulusal bale topluluğunu izlemek de unutulmaz bir deneyim.

Tiyatrodan sonra, Rustaveli Caddesi’nin batı tarafında Griboedov Caddesi’ne çıkan uzun merdiveni keşfedin. Her basamak el yapımı ve el boyaması harika fayanslarla süslenmiş; desenler ve Gürcü destanlarından alıntılar cadde boyunca sizi bekliyor. Merdivenlerin tepesinde ise Tiflis Devlet Sanat Akademisi ana binası yükseliyor. 19. yüzyılın sonunda inşa edilmiş olan bina, daha önce Ermeni tüccar Vardan Astvatsatryan Arshakuni’ye aitmiş ve şehre bağışlanmış. Akademi Müzesi hafta içi günlerde ziyaret edilebiliyor; bilet alarak mozaiklerle ve Pers ustaların yaptığı minyatür tablolarla süslenmiş “aynalı salonlar” dahil en gösterişli odaları gezebilirsiniz.



Tiflis Opera ve Bale Tiyatrosu
Tiflis Opera ve Bale Tiyatrosu

Tiflis Opera ve Bale Tiyatrosu

Dry Bridge Pazarı


Sovyet dönemine ait antikalar, eski plaklar, tablolar, rozetler… Bir açık hava müzesi gibi.

Tiflis’te mutlaka yapılması gereken şeylerden biri de Dry Bridge Pazarı'na uğramak. İsmi biraz ilginç gelebilir: Pazarın kurulduğu köprü bir zamanlar Mtkvari Nehri’nin üzerinden geçiyormuş ama daha sonra nehir doldurulunca artık “kuru” köprü olarak anılmaya başlanmış. Bugünse 7 gün, 365 gün açık olan (tabii hava koşulları el verirse) dev bir açık hava pazarı! Burada bir sürü satıcıyla karşılaşabilirsiniz. Masaların üzerinde inanılmaz çeşitlilikte eşya sergileniyor: Eski savaş madalyaları, Retro plaklar, KGB kimlik kartları ve gaz maskeleri , Sovyet dönemine ait kameralar , avizeler, eski SSCB haritaları, yılbaşı süsleri ve aklınıza gelebilecek her türlü antika, vintage obje… Kısacası burası tam bir hazine avı gibi. Tabii pazarlık yapmaya hazırlıklı olun; bazı satıcılar fiyat konusunda oldukça ısrarcı olabiliyor. Köprünün alt kısmında ve Dedaena Parkı’nda ise ressamların tablolarını sergilediğini, el işi ürünlerin satıldığını görebilirsiniz. Bir nevi açık hava galerisi gibi.


Dry Bridge Market
Dry Bridge Pazarı

Clock Tower & Gabriadze Tiyatrosu 🎭


Antika pazarını gezdikten sonra Tiflis’in en çok ziyaret edilen turistik noktalarından biri olan Rezo Gabriadze Meydanı ve meşhur eğik saat kulesine doğru yürüyoruz. Kulenin hemen yanında, küçük ama dikkat çekici Anchiskhati Bazilikası bulunuyor. Kutaisi doğumlu Rezo Gabriadze (1936-2021), film endüstrisinde çalıştıktan sonra 1981’de Tiflis Marionet Tiyatrosu’nu kurmuş üretken bir oyun yazarı, sanatçı ve yazarmış. Yerel bir kurum olan tiyatro, her yıl Salı’dan Pazar’a canlı kukla gösterileri sunuluyor. Oyunlar Gürcüce, sahnenin üstündeki ekranda İngilizce altyazılar gösteriliyor. Sahneler ve kostümler (tamamen Rezo Gabriadze tasarımı) hayal gücü dolu; ama burası sıradan bir kukla tiyatrosu değil. Gösteriler çok olgun konulara dayanıyor (örneğin Stalingrad Kuşatması) ve bu nedenle tiyatro sadece yetişkinlere (12 yaş ve üstü) açıktır. Tiyatroya bitişik olan fantastik Gabriadze Evreni, Rezo’nun eski Tiflis’ten kurtardığı malzemelerle inşa ettiği Tiflis Saat Kulesini de içeriyor. Gabriadze Cafe (her gün öğle saatlerinden itibaren) nostaljik lezzetler sunarken, Gabriadze Shop (her gün 10:00’dan itibaren) stüdyo atölyelerinde el boyaması seramikler ve sofra eşyaları satıyor. Tiflise gitmişken bu tiyatroyu kaçırmak istemezdim ancak biletler 2 ay sonrasına kadar full satılmıştı siz de gitmek isterseniz mutlaka önceden biletlerinizi alın. Gabriadze Tiyatrosu biletleri 50 GEL’den başlıyor ve TKT.GE üzerinden online satın alınabiliyor.


leaning clock tower tblisi

Barış Köprüsü (Peace Bridge)


Eski ve yeni Tiflis’in birleştiği noktada yer alan cam ve çelikten yapılmış bu modern köprü, özellikle akşam ışıklandırıldığında çok etkileyici. Fotoğraf çekmeden geçmek imkânsız. Tiflis için instagrammable yerlerden biri. Barış köprüsünü gördükten sonra Rike Park'a geçiyoruz.


barış köprüsü
Barış Köprüsü

Rike Park


Tiflis’in tarihi evlerinin zarif (ve bazen biraz bakımsız) yapılarıyla yan yana duran modern mimarisi, kesinlikle göz alıcı ve sıradışı. Şehrin silüetinde en çok tanınan yapılardan bazılarını, Rike Park’tan görebilirsiniz. Bu nehir kıyısındaki park, Avlabari ve Sameba Katedrali’nin alt kısmında uzanıyor. En iyi manzara için parkın arka tarafındaki merdivenleri tırmanarak Baratashvili Rise’a ulaşabilirsiniz.

2010’da tamamlanan Barış Köprüsü, İtalyan mimar Michele De Lucchi tarafından tasarlanmış köprünün kıvrımlı çelik ve cam çatısı nehir üzerinde uzanıyor ve Rike’yi Kala’daki Erekle II Caddesi’ne bağlıyor. Gün batımında köprünün cam korkulukları üzerinde 1.200’den fazla LED farklı desenlerle yanıp sönüyor. Fütüristik Rike Konser Salonu (2012) parkın kuzey ucunda yer alıyor. State Palace of Ceremonies, eskiden Cumhurbaşkanlığı Sarayı (2009), konser salonunun arkasında yükseliyor. Kitsch tarzı kemerleri ve cam kubbesi yamaçtan seçilebiliyor.


barış köprüsü
Barış Köprüsü
tblisi park

Fabrika Tblisi


Sovyet dönemine ait eski bir dikiş fabrikası, bugün hostelden yaratıcı bir merkez haline gelmiş durumda ve Tiflis’in simgelerinden biri. Kimi insanlar Fabrika’yı “Tiflis’in cool tarafı” olarak görüyor, kimileri de alt kültürün ticarileştirilmiş hali diyor.

Fabrika binasının dışı rengârenk sokak sanatıyla kaplı. İçerisi ise kocaman, ışık alan bir salon gibi; kafesi, restoranı, rengârenk Kafkas halıları ve birbirinden farklı koltuklarıyla çok sıcak bir atmosferi var.

Avlusu da en az içi kadar hareketli. Yarım düzine kafe, restoran, bar ve butik burada toplanmış. Akşamları ise tüm bu işletmelerin masaları bir araya geliyor ve ortaya cıvıl cıvıl, samimi bir ortam çıkıyor. Film gösterimleri, canlı müzik konserleri kitap fuarları, Noel pazarları gibi etkinlikler de sık sık düzenleniyor.

Günümüzde bu alan sanatçı atolyeleri mağazalar butiklerle dolu canlı bir merkezdir. Ayrıca hem yerel hemde uluslararası lezzetler sunan modern kafe ve barların yanı sıra geniş bir ortak çalışma alanı da bulunmaktadır. Fabrikayı herkes ziyaret edebilir. Chugureti mahallesinde yer alan ve eski bir Sovyet dikiş fabrikasından dönüştürülmüş bir kültür merkezidir.


georgia

🏰 Narikala Kalesi


Şehrin tam kalbinde, tepenin üzerinde yükselen Narikala Kalesi, Tiflis’in en ikonik yapılarından biri. Dördüncü yüzyıla kadar uzanan tarihiyle bu kale, şehrin geçmişine sessiz bir tanık gibi bakıyor. Kale, eski şehri, Mtkvari Nehri’ni ve çevredeki tepeleri kuşbakışı izlemek için en iyi noktalardan biri. Özellikle gün batımında, Tiflis’in üzerini saran altın tonlarıyla manzara gerçekten büyüleyici oluyor. Narikala’ya Eski Tiflis’in dar sokaklarından yürüyerek ya da Rike Parkı’ndan kalkan teleferikle ulaşabilirsin. Zirveye vardığında kalıntılar arasında serbestçe dolaşabilir, kulelere tırmanabilir ve antik Tiflis’in atmosferini hissedebilirsin. Kalenin içinde yer alan St. Nicholas Kilisesi de görülmeye değer. Şehrin enerjisini, nehrin kıvrımlarını ve rengarenk evlerini tek karede görmek istiyorsan, Narikala’ya mutlaka çıkmalısın. ✨


tblisi

Kükürtlü Hamamlar (Sulphur Baths)


Tiflis’in adının kökeni aslında bu sıcak kükürtlü sulara dayanıyor. Gürcüce “Tbilisi” kelimesi “ılık” anlamına geliyor ve şehir, yer altından çıkan bu doğal sıcak su kaynaklarının etrafında kurulmuş. Şehrin Abanotubani bölgesine geldiğinizde kubbeli tuğla yapılar hemen dikkatinizi çekecektir — işte burası Tiflis’in ünlü hamamlar bölgesi. Neredeyse bir düzine antik hamam bulunuyor ve her biri geçmişten bugüne farklı bir hikâye taşıyor. Gorgasali Hamamı ve Royal Bath House en bilinenleri arasında. Yorgun bir günün sonunda sıcak suya dalıp şehrin tüm yorgunluğunu üzerinizden atmak gibisi yok. Tiflis’te mutlaka deneyimlenmesi gereken en özgün geleneklerden biri.


Sulphur Baths
Orbeliani Bath

Sulphur Baths

Sameba Katedrali (Holy Trinity) Katedrali


Tiflis’in neresine giderseniz gidin, bu devasa yapı gözünüzün önünden hiç kaybolmaz. Altın kubbesiyle şehrin her noktasından görülen Sameba Katedrali, Tiflis’in siluetine adeta imzasını atmış. Özellikle gece ışıklandırıldığında, şehir manzarasında parlayan bu ihtişamlı yapı sizi büyülüyor. Sameba, dünyanın en yüksek Doğu Ortodoks kiliselerinden biri. İnşası neredeyse on yıl sürmüş ve 2004 yılında, halkın bağışlarıyla tamamlanmış. Bu yönüyle de Tiflis halkının inanç ve birlik duygusunu simgeliyor. Elia Tepesi’nin zirvesinde yer alan katedrale, taş basamaklarla dolu bir yürüyüş yolu üzerinden ulaşılıyor. İçeriye girdiğinizde göz kamaştırıcı bir atmosfer sizi karşılıyor: duvarlarda mermer detaylar, kubbede altın süslemeler, etkileyici bir yükseklik hissi… Dış cephesi ise aynı derecede görkemli; sade ama zarif Gürcü mimarisinin modern bir yorumu gibi. Katedrali ziyaret ederken yerel halk gibi dini kıyafet kurallarına dikkat etmek gerekiyor. Kadınların başlarını örtmesi, omuz ve dizleri kapatan kıyafetler tercih etmesi bekleniyor. Erkeklerin de şort yerine uzun pantolon giymesi uygun olur. Hiçbir Tiflis gezisi Sameba Katedrali’ni görmeden tamamlanmış sayılmaz.


Sameba Katedrali
Sameba Katedrali

Sameba Katedrali

Kartlis Deda(Mother of Georgia)


Tiflis’i simgeleyen tek bir yapı seçecek olsaydım, bu kesinlikle Kartlis Deda olurdu. Şehre yukarıdan bakan, 20 metre yüksekliğindeki bu dev kadın heykel, Gürcistan’ın karakterini mükemmel şekilde yansıtıyor. Bir elinde misafirlerine uzattığı şarap kasesi, diğer elinde düşmanlarına karşı tuttuğu kılıçla Gürcü halkının iki temel değerini temsil ediyor: misafirperverlik ve özgürlük. Sololaki Tepesi’nin zirvesinde yer alan bu etkileyici heykel, uzun elbisesi ve başından sırtına uzanan örtüsünün alın kısmındaki zeytin dalı ile barışın sembolü haline gelmiş. Sağ elindeki kılıcı yere paralel, sol elindeki şarap tasını ise baş hizasında tutan figür, hem zarif hem de güçlü bir duruş sergiliyor. 1958 yılında Gürcü heykeltıraş Elguja Amashukeli tarafından tasarlanmış ve ilk versiyonu ahşaptan yapılmış. Birkaç yıl sonra alüminyumla kaplanmış ve 1997’de bugünkü modern haliyle yeniden inşa edilmiş. Sovyet döneminden kalma çağrışımlar taşısa da, Gürcistan bağımsızlığını kazandıktan sonra bile Tiflis’in en ikonik simgelerinden biri olarak varlığını sürdürmüş.

Sololaki Tepesi’ne çıktığında bu güçlü kadın figürünü yakından görmek hem tarih hem de şehir manzarası açısından mutlaka deneyimlenmesi gereken bir an. Hele ki gün batımında arkasındaki ışıklarla birlikte görünüşü gerçekten büyüleyici.



Kartlis Deda
Mother of Georgia



🎡Mtatsminda Parkı


Biraz eğlence ve bol manzara arıyorsan adres belli: Mtatsminda Park! Teleferikle yukarı çıkarken Tiflis’in büyüleyici manzarası ayaklarının altında kalıyor. Zirveye ulaştığında seni klasik eğlence aletleri, yürüyüş alanları ve manzaraya karşı kahveni yudumlayabileceğin kafeler karşılıyor. Şehrin tam tepesinde yer alan bu lunapark, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin en çok sevdiği yerlerden biri. En keyifli ulaşım yolu ise Chonkadze Caddesi’nden kalkan fünikülerle yukarı çıkmak. Parkta dönme dolap, salıncaklar, küçük oyun alanları derken eğlencenin her hali var. Ama en güzeli, tepenin kenarına kurulmuş dev dönme dolaba binmek. Yükseklik korkun yoksa, bu manzara deneyimini kaçırma derim.

Özellikle akşamüstü gün batımında, şehrin ışıkları yanmaya başlarken Mtatsminda’nın atmosferi bambaşka oluyor. Gezi planın izin veriyorsa buraya bir tam gününü ayırabilirsin özellikle çocuklu aileler için vakit geçirebileceğiniz eğlenceli bir nokta.


georgia


🔥Zerdüşt Ateş Tapınağı


Tiflis, farklı gelenek ve inançların kaynaşma noktasıdır. Ortodoks, Apostolik ve Katolik kiliselerinin yanı sıra sinagoglar ve bir cami de bulunur; şehirde bir Zerdüşt Ateş Tapınağı da yer alır. Şehirdeki bu nadir mekan, eski Zerdüşt geleneğini ve ateşe tapınma ritüellerini görmenizi sağlıyor.

Normalde ateşe tapınma geleneği Azerbaycan ile ilişkilendirilse de, dünyanın en eski dinlerinden biri bir zamanlar Gürcistan’da da yaşıyordu. Ateshgah, şehirdeki yoğun Pers etkisi döneminde, 5.-7. yüzyıllar arasında inşa edilmiş. 1795 işgalinden sağ kurtulan tapınak, Tiflis’in en eski – hatta en eski – yapılarından biri olma özelliğine de sahip.

Tapınak, mütevazı tuğla bir yapı ve plastik bir çatı ile korunuyor ve artık aktif olarak kullanılmıyor. Hatta özel bir avlu içinde yer alıyor. İçeri girmek isterseniz kapıyı çalmanız gerekiyor – genellikle biri sizi içeri alıyor. İçeride tapınağın ahşap maketi ve bazı arşiv fotoğrafları bulunuyor.


georgia

Kraliçe Darejan’ın Balkonu


Tiflis’in tarihi bölgesinde, Metekhi Kayası’nın eteklerinde konumlanan bu zarif saray, şehrin çatılarını ve Kura Nehri kıyısını kapsayan etkileyici bir manzaraya sahip. 1776 yılında Kartli-Kaheti Krallığı’nın hükümdarı II. Erekle, eşi Kraliçe Darejan için bu sarayı yaptırmış. Bugün hala ayakta olan yapı, kalabalık turistik noktalardan uzakta sessiz ve huzurlu bir kaçış noktası arayanlar için harika bir alternatif.

Bahçesini gezebilir, panoramik manzaraları izleyebilir ve kraliyet döneminden kalma detaylarla süslü balkonları yakından inceleyebilirsiniz. Özellikle fotoğraf tutkunları için sabah ışığında burası büyüleyici bir durak. Sarayın girişi Periszwaleba Manastırı’nın hemen yanında yer alıyor ve giriş tamamen ücretsiz. Ziyaret saatleri sabah 10.00–14.00 arası; ancak pazar günleri dua saatinde giderseniz, balkon kısmına erişim sağlayabiliyorsunuz. Sarayın bulunduğu Avlabari bölgesi, Tiflis’in eski Ermeni mahallesi olarak biliniyor. Karmir Avetaran’dan Metekhi Kilisesi yönüne birkaç blok ilerlediğinizde bu tarihi yapıyı görebilirsiniz. Saray, 11. yüzyıldan kalma Isani Kalesi kalıntılarının ve Tiflis’in eski şehir kapılarından birinin üzerine inşa edilmiş. Bir dönem Kraliçe Darejan’ın yazlık konutu olarak kullanılan yapı, kısa süre önce restore edilmiş ve o meşhur bebek mavisi yuvarlak balkonları yeniden boyanmış. Bahçesi nisan aylarında mor wisteria sarmaşıklarıyla çiçek açıyor ve ortalığa muhteşem bir koku yayılıyor. Rivayete göre, sarayın bulunduğu yer “Kraliçe Darejan’ın gözyaşlarıyla ıslanmış topraklar” olarak bilinir; çünkü kraliçe, Rus İmparatorluğu’na karşı geldiği için önce burada sürgün edilmiş, sonra da Rusya’ya gönderilmiştir. Bugün sarayın içinde yer alan Holy Lord’s Transfiguration Manastırı hâlâ aktif bir manastır olarak hizmet veriyor. Burada yaşayan rahibeler, el emeği nakış ve dantel işlerini küçük bir hediyelik dükkânda satıyorlar.



tblisi

🏛️Tiflis’in Dev Heykeli: Chronicles of Georgia


Tiflis’in merkezinden biraz uzak ama kesinlikle görülmeye değer bir yerden bahsediyorum: Chronicles of Georgia. Tiflis Gölü’nün kuzey ucunun üzerinde yükselen bu devasa heykel kompleksi, kendinizi adeta Avatar film setinde gibi hissettirecek.

Chronicles of Georgia, ünlü Gürcü heykeltıraş Zurab Tsereteli tarafından 1985 yılında tasarlandı. Amacı, Gürcistan’ın 3.000 yıllık devlet geleneğini ve 2.000 yıllık Hristiyanlık tarihini anmaktı. Ne yazık ki fon eksikliği nedeniyle proje tamamen tamamlanamadı ve hâlâ bazı bölümler iskelelerle çevrili.

Ana yapıyı 16 uzun sütun oluşturuyor ve her biri 35 metreye kadar yükseliyor. Sütunlar, bakır ve bronz rölyeflerle kaplanmış ve üç yatay katmandan oluşuyor:

  • Alt kat:  İncil sahneleri (Nuh’un Gemisi, Son Akşam Yemeği vb.)

  • Orta kat: Gürcistan tarihinden krallar, diplomatlar, şairler ve yazarlar

  • Üst kat: Ulusal gelenekler; Rtveli üzüm hasadı ve şarap yapımı gibi kültürel ritüeller

Her sütun adeta bir zaman tüneli gibi; hem Gürcistan tarihini hem de kültürel mirasını gözler önüne seriyor. Bazı paneller Sovyet estetiğiyle süslenmiş, güneş ve astrolojik semboller içeriyor; bu da anıta ayrı bir gizem katıyor.


Chronicles of Georgia
Chronicles of Georgia

Chronicles of Georgia, tamamen açık hava müzesi ve halka açık. Yılın her günü, 24 saat boyunca ziyaret edebilirsiniz. Üstelik giriş ücretsiz! Tepeye ulaşmak için Tiflis Gölü’nün kuzey ucundan kısa bir yürüyüş yapabilir veya araçla gelebilirsiniz. Eğer güzel ışıkta fotoğraf çekmek istiyorsanız, öğleden sonra gelmeniz ideal. Tepeden Tiflis’in panoramik manzarasını görmek ise kesinlikle büyüleyici. Anıtın arka tarafında küçük bir Ortodox kilisesi (Annunciation Church) bulunuyor. Ayrıca el yapımı atölyelerin üzerindeki geçitlerden şehri farklı açılardan izleyebilirsiniz. Güney tarafına baktığınızda Tiflis Gölü’nün panoramik manzarası, diğer yöne döndüğünüzde ise beton deniziyle ilginç bir tezat görüyorsunuz.

💡 İpucu: Chronicles of Georgia’yı ziyaret ederken sadece fotoğraf çekip geçmeyin. Her sütunu ve paneli dikkatle incelemek, Gürcistan tarihini ve kültürünü adeta yürüyerek deneyimlemek gibi.


Tiflis Denizi
Tiflis Denizi

Sharden Caddesi ve Çevresi


Akşam olunca Tiflis bambaşka bir havaya bürünüyor. Restoranlar, barlar ve kafeler bir anda canlanıyor; sokaklarda müzik sesleri yükseliyor, ışıklar parlıyor. Şehrin enerjisi geceyle birlikte daha da artıyor. Özellikle Gürcü şaraplarını denemek istiyorsanız, burası tam yeri. Her köşe başında farklı bir tat, farklı bir hikâye sizi bekliyor.


tbilisi


Bir diğer dikkat çekici yapı ise Kamu Hizmetleri Sarayı, yani halkın deyimiyle “Mantar Binası”. Adını, devasa mantar şapkasını andıran çatısından alıyor. Baratashvili Köprüsü’nden rahatlıkla görebileceğiniz bu bina, Tiflis’in en özgün modern yapılarından biri. Tiflis’in çağdaş mimarisini keşfetmek, aslında biraz da modern Gürcistan siyasetini anlamak demek. Şehirdeki bu iddialı yapılar, genellikle eski liderlerin vizyonuyla inşa edilmiş ve her birinin arkasında kendine özgü bir hikâye gizli.


Kamu Hizmetleri Sarayı
Kamu Hizmetleri Sarayı


🏡Tiflis’te Nerede Kalınır?


Eğer Tiflis’e ilk kez gidiyorsanız, şehir merkezinde konaklamanız tavsiye edilir. Benim tavsiyem, ilk gidişinde Sololaki ya da Avlabari’den başlaman. Böylece hem şehrin tarihi dokusunu hem de günlük yaşamını çok rahat deneyimleyebilirsin.

  • Sololaki: Özgürlük Meydanı’nın hemen güneydoğusunda yer alıyor. Tarihi binaları, dar sokakları ve kafeleriyle tam bir Tiflis ruhu taşıyor.

  • Lower Vera: Özellikle Stamba Hotel civarı çok canlı. Şık kafeler, sanat galerileri ve gençlerin tercih ettiği mekanlarla dolu. Eğer daha modern bir atmosfer arıyorsan burası güzel bir seçenek.

  • Avlabari: Kükürtlü hamamların karşı kıyısında bulunuyor. Sessiz, sakin ama merkeze çok yakın.

  • Chugureti (Marjanishvili ya da Plekhanovi): Özellikle Fabrika çevresi çok popüler. Daha alternatif, genç ve hareketli bir havası var.

Bu bölgelerin hepsi güvenli, lokal havası çok güzel ve etrafında bolca restoran, kafe, bar bulmak mümkün. Yani ister gezmeden önce kahveni iç, ister akşamüstü şarap keyfi yap, her şey elinin altında.


solalaki


Tiflis Seyahatiniz İçin Küçük İpuçları


  • Varır varmaz yerel bir SIM kart alın. 

  • Sololaki, Lower Vera, Avlabari veya Chugureti’de konaklayın. Bu şehir içi semtler ziyaretçiler için en uygun bölgeler.

  • “Tiflis Zamanı”na uyum sağlayın. Tiflis biraz geç uyanan bir şehir; birçok restoran, müze vb. sabah 10-11 civarında açılıyor.

  • Daha önce Bulgaristan- Sofya yazılarımda bahsettiğim Free Walking turları bu şehirde de çok yaygın; kendine has kültürleri yerel bir rehberle gezmek çok faydalı oluyor. Linke tıklayarak size uygun saatlerde tur bulabilirsiniz.

love bridge tblisi
Love Bridge

1. Tiflis’te kaç gün kalmak gerekir?

Tiflis’i keşfetmek için en az 2-3 gün ayırmak idealdir. Daha uzun kalırsanız şehirdeki müzeler, sanat galerileri ve çevre köylere günübirlik geziler yapabilirsiniz.

2. Tiflis için en iyi seyahat zamanı ne zaman?

İlkbahar (Nisan-Haziran) ve sonbahar (Eylül-Ekim) ayları hem hava koşulları hem de festival dönemi olduğu için Tiflis’i gezmek için en güzel dönemlerdir.

3. Tiflis’te toplu taşıma kolay mı?

Evet. Metro, otobüs ve minibüs hatlarıyla şehrin birçok yerine kolayca ulaşabilirsiniz. Ayrıca Bolt ve Yandex Taxi uygulamalarıyla uygun fiyatlı taksi kullanmak mümkün. Şehir yürüyerek keşfetmek için çok uygun bir çok gizli sokağı görmeniz için yürümenizi öneririm.

4. Tiflis’te yemek için neler önerilir?

Khinkali (mantı), khachapuri (peynirli ekmek), badrijani (cevizli patlıcan) ve Gürcü şarapları mutlaka denemeniz gereken lezzetler arasında.

5. Tiflis’te alışveriş için en iyi yerler nereler?

Dry Bridge Pazarı (antika ve ikinci el ürünler), Fabrika’daki tasarım dükkanları ve Rustaveli Caddesi çevresindeki butikler öne çıkan alışveriş noktalarıdır.


old wall tblisi

Yorumlar


Subscribe Form

Thanks for submitting!

© 2035 by 360° TRAVEL INSPIRATIONS.

Powered and secured by Wix

bottom of page